AJANS Mik
Yurt Dışı Fuarlar
  Yurt İçi Fuarlar
 

Mevcut site içeriğinde arama yapabilirsiniz. Örnegin: "otomasyon"




Otomasyon Rehberi Gazetesi web sitesine nereden ulaştınız?
Anket Sonuçları

Yenilik ve etkinliklerden haberdar olmak için e-posta listemize mutlaka kayıt olun



Dergimizin güncel ve geçmişte yayınlanan sayılarına göz atabilirsiniz.

Mikdisplay

Seyad Üyesidir


<
Ana Sayfa

 
  / 2014
 
Haber 15.12.2015 tarihinden bu yana 1297 kez okundu. / 10. SAYI

Pil ve şarj teknolojisi, Türkiye elektrikli araç pazarının büyümesinin kilidini açacak bir anahtar

İstanbul Okan Üniversitesi'nden Profesör Nejat Tuncay, başkanlığını üstlendiği ilk CWIEME İstanbul elektrikli araç üretim fuarı ve düzenleyeceği seminer öncesinde yaptığı açıklamada, Türkiye'de elektrikli araçların yaygınlaşma sürecinde aşılması gereken son engellerin araç menzili, pil teşhis sistemleri ve şarj altyapısında yapılacak iyileştirmeler olduğunu söyledi.
Otomotiv sanayisi, Türkiye'nin tüm ihracatının yaklaşık beşte birini oluşturuyor ve ülke ekonomisine katkıda bulunan temel sektörlerden biri konumunda. Bu sektöre yönelik iç talep 2004 yılında her bin kişi başına 115 seviyesindeyken, bu sayı 2014 yılında 233'e yükselmiş durumda. Dünyanın en büyük araba markalarından birçoğu Türkiye'de üretim tesislerine sahip; hatta bunlardan bazılarının ayrı Ar-Ge merkezleri de bulunuyor. Yine de Türkiye'deki hibrit (HEV) ve elektrikli araç (EV) pazarı halen başlangıç aşamasında.
Bugün Türkiye'de trafikteki 15 milyon araçtan sadece 400'ü HEV (hibrit elektrikli araç) veya EV (elektrikli araç) olma özelliği taşıyor. 2015'in ilk dört ayında ise sadece 30 adet EV satıldı. Türkiye'nin ilk EV'si olan ve artık üretilmeyen Renault Fluence Z.E, 2012 yılında piyasaya sürüldü ve onun ardından da 2014 yılında BMW i3 çıktı. Toyota Prius ve Honda Civic hibritleri bir süredir piyasada bulunuyor.
Elektrikli sürüş teknolojisinin büyük mesafe aldığını belirten MEKATRO Ar-Ge şirketinin kurucusu ve Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi dekanı Profesör Nejat Tuncay, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Arabalar sarsıntısız bir şekilde hızlanıp yavaşlıyor ve rejeneratif frenleme de çok iyi bir şekilde çalışıyor. Motor boyutu, ağırlığı ve üretim maliyetlerinde, elektrik makinesi ve güç elektroniği de dahil olmak üzere halen yapılacak bazı iyileştirmeler var; ancak genel olarak bugünkü EV'lerin geleneksel içten yanmalı motorlara göre daha güzel bir sürüş sağladığını söyleyebilirim.”
Bu nedenle Profesör Tuncay, motor teknolojisinden ziyade pil teknolojisini Türkiye'nin pazar potansiyelinin kilidini açacak anahtar olarak görüyor. Tuncay, “Genç nesil en son teknoloji ürünlerine sahip olmaya çok meraklı. Türkiye'nin cep telefonu kullanımında dünyanın en yüksek oranlarından birine sahip olması da bunun kanıtlarından biri. Türkiye'de ayrıca gittikçe artan bir çevresel farkındalık var. Fakat EV menzili, Türk halkı için bir sorun olarak kalmaya devam ediyor” diyor.
Türk vatandaşları ev ve iş yerleri arasındaki uzun mesafeleri düzenli olarak arabalarıyla gidiyor. Örneğin, Profesör Tuncay günde 140 km araba kullanıyor ve İstanbul gibi tepeler üzerine kurulu bir şehirde piller daha hızlı tükeniyor. Tesla şirketi, kendi arabalarının 400 km'lik bir menzili olduğunu iddia ederken Profesör Tuncay’ın bu rakamlarda trafiği ve sapmaları da hesaba katması gerekiyor. Bir BMW i3 ise aynı mesafeyi kat edebilmek için bir menzil arttırıcıya ihtiyaç duyuyor. Tipik bir EV'nin menzili en fazla 200 km'dir.
Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) şu anda, yakıt hücresi kullanımının yanı sıra pil ömrü ve pil teşhis sistemlerinin iyileştirilmesi yoluyla EV'lerin menzilini arttırmak için, aralarında Profesör Tuncay ve onun Okan Üniversitesi'ndeki yüksek mühendislik ve doktora öğrencilerinin projelerinin de bulunduğu bir dizi projeye destek veriyor.
Tuncay, “Bu, arabanızdaki benzin seviyesini doğrudan görebileceğiniz bir akaryakıt tankı değil, bu yüzden EV'lerin gerçek ve algılanan güvenilirliğini arttırmak için daha yapılacak çok iş var” diyor.

Şarj altyapısı geliştiriliyor
Şarj etme noktaları geniş çapta yaygın olsalardı, EV’lerin menzili bu kadar büyük bir sorun olmazdı. Birçok yerel yetkili, trafikte sınırlı sayıda elektrikli araç bulunmasının onların bu alanda yatırım yapmalarını engellediğini ve bunun da bir kısır döngüye yol açtığını söylüyor. Bununla birlikte, EV'lerin yaygınlaşmasına destek olmak için şarj olanaklarının artırılması, hükümetin enerji tüketimini azaltma ve AB taşıt emisyonları mevzuatına uyma planlarının bir parçasını oluşturuyor. Ülkenin toplam enerji tüketiminin yaklaşık dörtte birini karayolu taşımacılığı oluşturuyor.
İstanbul, Ankara ve Gaziantep belediyeleri, birkaç belediye çalışanı için EV satın almayı ve park yerlerinde ve sosyal tesislerde şarj noktaları temin etmeyi kabul etti. Ancak henüz halka açık bir şarj etme noktası bulunmuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir kurumu olan İstanbul Enerji, halen belediyeye ait bir şarj etme ağı kurulup kurulamayacağını değerlendiriyor. Proje kapsamında şarj istasyonları, şebeke teknolojileri, standardizasyon ve yasal düzenlemeler yer alıyor.
Tuncay bu konuda şunları söylüyor: “Şebeke sisteminin normal 1 saatlik şarj etme noktaları yerine bir hızlı şarj ağını desteklemesini sağlamak için birçok planlama yapılması gerekiyor. Aksi takdirde tedarik noktasından birçok aracın aynı anda yüksek akım çekmesi halinde sorunlar ortaya çıkabilir. Elektrik kesintisi, gerilim düşmesi veya yükselmesi ya da rezonans gibi sorunlar yaşanmaması için şarj istasyonlarının yakınlarında enerji üretim tesislerine ihtiyaç duyulacaktır. SmartGrid ile en yoğun zamanlarda arabanızdan enerji alabilir, ihtiyacınız olduğunda bu enerjiyi geri verebilir ve düzenli işleyen bir sisteme sahip olabilirsiniz. Ancak biz bu hedefe oldukça uzağız.”
Tuncay, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Trafikte içten yanmalı motorlu araçlardan daha fazla EV görmemize daha en az bir 10 yıl olduğunu düşünüyorum. Bu süre zarfında teknoloji gelişip ucuzlayacak ve altyapı da onlara yetişecek. Ancak CWIEME İstanbul'da, özellikle de uzun vadeli yatırım yapmaya istekli olan malzeme ve bileşen tedarikçileri için şimdi de birçok fırsat var.”



10. Sayı / Haber kategorisindeki diğer içerikler.

  • Delta Elektronik Taywan'ın iş stratejisine ilişkin güncelleme ve EMEA ve ABD genelinde enerji tasarrufu çözümleri uygulanmasında başarıları.
  • İlk Türkçe CMSE® - Certified Machinery Safety Expert Eğitimi Kasım’da Gerçekleştirildi
  • Schneider Electric Enerji Verimliliği Müdürü Mahmut Dede: “Türkiye, Enerji Verimliliği ile 2030 yılına kadar 2 milyon kişiye istihdam sağlayabilir”
  • Pil ve şarj teknolojisi, Türkiye elektrikli araç pazarının büyümesinin kilidini açacak bir anahtar
  • Dünyanın ilk “akıllı devriyesi” ekin Patrol Ankara’da
  • Mitsubishi Electric, M80 ve M800 serisi CNC kontrol ünitelerinin lansmanını yaptı Yeni seri 2016’da Türkiye’de
  • Güçlü bir bağlantı Stauff, Volz ve Voswinkel şirketleri birlik oluşturuyor
  • Tezmaksan Makina, "Cnc Operatörünün El Kitabı" Projesini Tamamladı.
  • Mitsubishi Electric Elex Konferası’nda e-F@ctory konseptini anlattı
  • Aksa Akrilik, uyguladığı AES Projesi ile yıllık 2 milyon USD tasarruf elde etti
  • Siemens Türkiye’de tramvay fabrikası kuruyor
  • Moog, çalışan en eski Moog servo valfini bulmak için yarışma düzenliyor
  • Sms-Tork Logosunu yeniledi
  • Makine Tanıtım Grubu, ABD çıkartması yaptı
  • Mitsubishi Electric, Türk sanayisinin ve altyapı projelerinin çözüm ortağı olmaya talip



  • © Copyright 2006 - 2007 otomasyonrehberi.com All Rights Reserved.
    10.SAYI Ziyaretçi Istatistlikleri

    Bugün 298 kişi ziyaret etmiş, şu an sitede 3 kişi bulunuyor, toplam ziyaret sayısı : 169213 kişi.